Hepsini Göster

Balina Amberi Nedir? Nasıl Elde Edilir? Faydaları Nelerdir?

 

Amber parfümeri dünyasının en gizemli maddelerinden biridir. Doğadaki “atığın” tam anlamıyla bir hazineye dönüşmesinin en klasik örneklerinden biri.  Balina kalamar yediğinde, kalamarın gagaları çok keskin ve sindirilemez olduğu için, bu parçaların iç organlara zarar vermesini önleyen koruyucu bir “gres” görevi gören madde oluşturarak vücuttan dışarı atılmasını sağlar. Bu maddeye amber diyoruz.

Amberi değerli kılan şey sadece kendisi değil denizde geçirdiği yolculuktur. İlk atıldığında yumuşak ve oldukça ağır, nahoş bir kokuya sahiptir. Ancak yıllarca bazen on yıllarca tuzlu suda yüzüp güneş ışığına ve havaya maruz kaldıktan sonra “denizin altınına” dönüşür. Bu süreçte oksidasyona uğrar, sertleşir ve rengi değişir.

  Koku Profili:

 Olgunlaştıktan sonra kokusu inanılmaz derecede karmaşık bir hal alır. Genellikle şöyle tanımlanır:

• Deniz ve Tuz: Okyanus esintisini anımsatır.
• Hayvansal ama Tatlı: Misk benzeri, topraksı bir kalite.
• Sabitleyici (Fiksatif) Özellik: Üst düzey parfümerideki en ünlü özelliği, diğer koku moleküllerinin buharlaşma hızını yavaşlatarak parfümün ciltte çok daha uzun süre kalmasını sağlamasıdır.

 Tarihsel Süreci:

Zamanın başlangıcından beri Amber insanları büyülemiştir; kökeni uzun süre bilinmediği için tarihi gizemlerle doludur. Tarih boyunca her zaman imparatorluklara layık, çok değerli bir ticari meta olarak kabul edilmiştir.
M.Ö. 2000 yıllarında Çinliler, Amberi “ejderha salyası kokusu” anlamına gelen “Lóng xián xiang” adıyla tanıyorlardı. Bu maddenin, denizdeki kayaların üzerinde uyuyan ve okyanusa salyalarını akıtan ejderhalardan geldiğine inanılıyordu.
Ünlü İslam alimi ve doktor İbn-i Sina (Avicenna) ise Amberin su altındaki bir fışkırmadan (kaynaktan) geldiğini düşünmüştü. “Ambergris” ismi de Arapça “Anbar” (عنبر) kelimesinden türetilmiştir.

• İsim Karışıklığı: “Amber” kelimesi aslında başlangıçta sadece balinadan çıkan bu madde için kullanılıyordu. Daha sonra fosilleşmiş ağaç reçinesi olan “kehribar” (amber) ile karıştırılmaması için, Fransızca’da gri anlamına gelen “gris” kelimesi eklenerek “Ambre gris” denilmeye başlandı.

• Tıbbi Kullanım: İbn-i Sina gibi hekimlerin ilgisi boşuna değildi; Orta Çağ’da amber sadece koku için değil, aynı zamanda kalp hastalıklarından baş ağrısına kadar birçok rahatsızlığın tedavisinde, hatta afrodizyak olarak da kullanılıyordu.

• Gastronomi: Tarihte bazı kralların (örneğin İngiltere Kralı II. Charles) en sevdiği yemeğin ambergris ile tatlandırılmış yumurta olduğu bilinir.

 

 Amber’in tarihsel kullanımı,

 İnsanlığın bu maddeye sadece bir koku olarak değil, adeta kutsal bir şifa kaynağı olarak baktığını gösteriyor. Paylaştığınız bu bilgiler, maddenin neden “yüzen altın” olarak adlandırıldığını çok iyi açıklıyor. Amber’in en erken kullanımı antik çağlara kadar uzanmaktadır. Eski Mısırlılar, onu hem tütsü olarak hem de hoş kokulu yağların içinde kullanmışlardır.

Çinliler, solunum yolu hastalıklarına karşı eczacılıkta, cinsel uyarıcı olarak ve “gençlik iksiri” hazırlığında kullanmışlardır. İçeriğindeki feromonların, modern tıptaki östrojen tedavisine benzer bir etki yarattığı düşünülüyordu ve afrodizyak özellikleri ile ün salmıştı. Ayrıca onu mutfakta bir çeşni (baharat) olarak kullanan ilk halk da Çinlilerdir.

Araplar ise bu maddeyi tıp dünyasında ve afrodizyak olarak kullanmışlardır. Bazı Arap anlatılarına göre, Hint Okyanusu kıyısında yaşayanlar kehribarı bulmak için develeri eğitirdi. Arama işlemi gece, dolunay vaktinde yapılırdı. Deve kehribarı fark ettiğinde diz çöker, böylece binicisi kumların üzerindeki parçaları kolayca toplayabilirdi.

 Küçük Bir Detay: Neden Dolunay ve Develer?

Anlattığınız bu geleneksel yöntem aslında çok mantıklı bir temele dayanıyor:

Gelgit Olayı: Dolunay zamanı gelgitler en yüksek seviyeye ulaşır. Bu da denizin derinliklerinden gelen Amber parçalarının kıyıya vurma ihtimalini artırır.

Develerin Koku Duyusu: Develerin çok hassas bir koku duyusu vardır. Taze Amber’in o keskin ve hayvansal kokusu (henüz tam olgunlaşmamışken), bir deve tarafından kilometrelerce öteden fark edilebilir. Özellikle feromon ve östrojen benzeri etkilerinden bahsetmeniz çok yerinde; günümüzde de içindeki Ambrein maddesinin hormonal sistem üzerindeki etkileri bilimsel araştırmalara konu olmaya devam ediyor.

Orta Çağ’da Ambergris ve “Pomander” Geleneği:

Amber Avrupa’ya Orta Çağ’da ulaştı ve değeri altının fiyatına eşitti, hatta bazen daha da pahalıydı. O dönemde “pomander” (amber elması) adı verilen özel koku toplarının içinde taşınırdı. Bu “pomander”, içinde bir parça Amber barındıran, metalden yapılmış, delikli ve küçük küresel bir kaptı. Bunun kişiyi vebadan ve diğer hastalıklardan koruduğuna inanılırdı. İnsanlar bu “elmaları” boyunlarına asarak gezerlerdi; çünkü Amber’in üzüntüye karşı iyileştirici gücü olduğu düşünülüyordu. O dönemde üzgün olmanın “hastalıklara kapı açtığı” söylendiği için, vücut direncini güçlendirmek amacıyla bu koku sürekli içe çekilirdi.

15. yy. 17. yy’da Avrupa ve Asya arasındaki Amber ticareti Portekizlilerin kontrolündeydi. Portekizliler bu maddeyi Doğu Afrika ve Hint Okyanusu seferlerinden getiriyorlardı. Hatta Çin İmparatoru’ndan Makao limanına yerleşme iznini, bu ticaret sayesinde almışlardı. Ming Hanedanlığı’nın 11. imparatoru olan ve 800 genç kızdan oluşan bir haremi bulunan İmparator Jiajing, güçlü bir afrodizyak olarak kabul edilen gri kehribarın amansız bir arayıcısıydı.

Fransız kraliyet ailesinin bu maddeye olan düşkünlüğü, Amber’in tarihte sadece bir koku değil, aynı zamanda bir statü ve yaşam iksiri olarak görüldüğünün en lüks kanıtlarıdır.  Anlatılanlara göre, XIV. Louis (Güneş Kral) sağlık için içtiği et sularına bol miktarda Amber ekletirdi. Marie-Antoinette ise her gün kakao, vanilya, Amber ve su ile hazırlanan sıcak çikolatasının tadını çıkarırdı; ayrıca Amber , kraliçenin parfümlerinin de ana maddesiydi.
Daha yakın tarihlerde ise sigara ve puro üreticileri, tütünü kokulandırmak ve tadını yüceltmek için küçük miktarlarda Amber’i tütünle karıştırarak kullanmışlardır.

 Kökeni ve Bulunduğu Yerler:

Amber dünyanın tüm plajlarında rastlamak mümkün olsa da, bazı kıyılarda çok daha yaygın görülür. Hindistan, Maldivler, Maluku Adaları ve Sumatra’nın batı kıyıları; Mozambik’ten Somali ve Yemen’e kadar Afrika’nın doğu kıyıları; Madagaskar’ın batı kıyısı ile Sainte Marie Adası, Mauritius, Avustralya, Yeni Zelanda, Solomon Adaları, Vanuatu ve Yeni Kaledonya bu bölgelerin başındadır.
Karayip Denizi’nde; Jamaika kıyılarında, Bahama Boğazı’nda, Samballes Adaları’nda, Tabago, Barbados ve diğer Batı Hint Adaları’nda da bulunur. Ayrıca ABD’de başta Florida ve Carolina olmak üzere, Bermuda Adaları kıyılarında ve Şili’nin güney kıyılarında sıkça rastlanır.
Fas ve Moritanya kıyılarında, Akdeniz’in bazı kıyılarında ve Kuzey Atlantik’te (İngiltere, İskoçya, İrlanda’nın batı kıyısı, Norveç ile Moskova ve Rusya kıyıları gibi) de bazı Amber parçalarına rastlanmaktadır.

Amber’in bu kadar geniş bir coğrafyaya yayılması, ispermeçet balinalarının göç yolları ve okyanus akıntılarıyla doğrudan ilişkilidir. Özellikle Hint Okyanusu ve tropikal bölgeler, suyun sıcaklığı ve akıntı yönleri nedeniyle tarih boyunca “altın madeni” olarak görülmüştür.
Bu egzotik bölgelerden gelen amberlerin, bulundukları kıyıya göre (örneğin okyanusta kalma sürelerine bağlı olarak) koku profillerinde küçük nüanslar oluşabildiği söylenir. Sizin ilginizi en çok hangi bölgenin amberi çekiyor?

 Amber’in Terapötik (Tedavi Edici) Özellikleri:

Amber, tedavi edici erdemleriyle de tanınmaktadır. Günümüzde Çin veya Tayvan gibi ülkelerde, özellikle solunum yolu hastalıklarına karşı reçete edildiği geleneksel Asya tıbbında hâlâ yaygın olarak kullanılmaktadır.
Orta Doğu’da birçok ilacın içeriğinde yer almış, ancak özellikle kalp, beyin ve baş ağrılarını, tansiyonu, kas spazmlarını, sinir hastalıklarını, afaziyi (konuşma kaybı) ve yüz felcini tedavi etmek için tek başına da uygulanmıştır. Eklemler için faydalıdır ve sahip olduğu “ısı” sayesinde, özellikle yaşlılar için güçlendirici bir takviye niteliği taşır.
Hindistan’da ise geleneksel “Ayurveda” tıbbında; epilepsi (sara) ve sinir sistemindeki bazı bozukluklara karşı hazırlanan karışımlarda kullanılır.

 Mutfakta Kullanımı:

Orta Çağ boyunca Amber; yahnilerde, turtalarda, kremalarda ve reçellerde kullanılmıştır. Kardinal Richelieu’nun özellikle “amber toplarına” (amber aromalı şekerlemeler) düşkün olduğu bilinirdi.
Marie Antoinette’in içtiği Amberli sıcak çikolata, 18. yüzyılda hâlâ popüler bir içecekti; bu içeceğe afrodizyak ve canlandırıcı özellikler atfedilirdi.
İngiltere Kralı II. Charles’ın en sevdiği kahvaltı ise üzerine Amber serpilmiş yumurtaydı. Bu lezzet şöyle tarif edilmiştir: “Sonuç hem tuhaf hem de muhteşemdir; çünkü yumurtalar, paralel bir evrenden gelmiş bir tür vanilya gibi, hem narin hem de gizemli bir aroma kazanır.”
Fas’ta amberi çay ile birlikte kullanmak bir gelenektir. Demliğin kapağının içine küçük bir parça Amber yapıştırılır ve çay, birkaç ay boyunca o Amber aromasını içine çeker.

 Afrodizyak Olarak Kullanımı:


Amber, farklı medeniyetler tarafından etkili bir afrodizyak olarak kabul edilmektedir. Aslında amber, diğer hayvansal aromatik maddeler gibi feromonlar içerir ve kokusu, herhangi bir fiziksel temas olmaksızın koku alma duyusu aracılığıyla doğrudan hormonal sistem üzerinde etkili olur.
Orta Doğu’da, erkekler tarafından cinsel gücü artırmak, kadınlar tarafından ise kısırlığı tedavi etmek amacıyla doğrudan tüketilmektedir. Amber, meşhur “Herkül haplarının” (Hercules pills) ana bileşenidir.
18. yüzyıl Fransa’sında, duyuları harekete geçiren “üçlü vanilya ve amberli çikolata”, dönemin uçarı ve zevk düşkünü (libertin) çevreleri tarafından sıkça tüketilen bir içecekti.

Yasal Mevzuat:
Amber ticareti Avrupa’da ve dünyanın çoğu ülkesinde yasaldır.
1981 yılından bu yana, ispermeçet balinası (Physeter macrocephalus) Washington Sözleşmesi (CITES) kapsamında koruma altına alınmıştır.
Ancak hayvana herhangi bir müdahalede bulunulmadan elde edilen ve bir “atık” olarak kabul edilen Amber, CITES (Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme) kısıtlamalarına tabi değildir.

Siz de Amber sahibi olmak isterseniz sayfamızı tıklayarak  ziyaret edebilirsiniz: AMBER

Comments are closed.

0
    0
    Sepetiniz
    Sepetiniz BoşMağazaya Dön