• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
    • MİSTİKKOKULAR'A HOŞ GELDİNİZ
 

GEÇMİŞTE VE GÜNÜMÜZDE TÜTSÜ KULLANIMI

 


 Ud buhuru yakıldığında veya yağı sürüldüğünde insanları mânen, ruhen, bedenen  olumlu açıdan etkilemekte, ortamın pozitif enerji ile dolmasını sağlamaktadır. Zihni dinlendirir, rahatlatır, iç huzuru verir.  Mânevi açıdan faydaları vardır, ki bu ehline mâlumdur. Bu sebeple Harem-i Şerif'te, ve Mescid-i Nebevî'de, dergahlarda toplu olarak okunan  vird-i şerif ve zikrullah esnasında, hayatın her alanında kullanılagelmiştir. 

 Peygamber (S.A.V.) Efendimiz Hazretleri Ud ağacı ile tütsü yaptığı ve Ud’un kullanılmasını tavsiye buyurdukları için Ud kokularına değer verilmiştir. 

 Ud kokusu câhiliye devrinde de kullanılmaktaydı.  Câhiliye Devri’nde Mekkeliler Kâbe’nin etrafında tertip ettikleri merâsimlerde Ud tütsüsünü mutlaka yakarlardı.  Efendimiz (S.A.V.)’in hayatını anlatan siyer kitaplarına göre     Mekke-i Mükerreme fethedildiğinde Kâbe-i Muazzama çevresinde bir kadın tütsü yakmıştır. O muhteşem günde Beytullah putlardan temizlenmiş, Peygamber Efendimiz (S.A.V.)  mübârek elleriyle  Kâbe’yi zemzem suyuyla yıkamış ardından Ud yağını Kâbe duvarına sürmüş ve kıyamete kadar devam edecek bir uygulamayı başlatmıştır. (Günümüzde bu uygulama devam etmektedir Galeri-Videolar bölümünde örnekler görebilirsiniz) Kâbe’yi ziyâret eden örtüsüne, Hacerü’l esvede yüz süren kimseler bu uhrevi kokuyu duymaktadır.

                     
Ud, Hazret-i Ömer (R.A.) zamanında Mescid-i Nebevî’de sistemli olarak kullanılmıştır. Kendisinin azatlı kölesi olan Abdullah El-Mücmîr (Mücmir: Buhur yakıcısı) buhur yakmakla görevliydi. Halîfe hutbe okumak için mimbere çıktığında hutbe bitene kadar buhuru tutarak mescidin tütsülenmesini sağlardı.

Bu gelenek diğer İslâm Devletleri ile  Osmanlı Devleti  zamanında da  devam etmiş  her sene Surre Alayı ile birlikte Mekke - Medine halkına gönderilen hediyelerle  Mescid-i Nebevi'de ve Harem-i Şerîf'te  kullanılması için buhur ve güzel kokular gönderilmiştir.

Ramazan-ı şerifte Topkapı Sarayı’nda büyük bir resmi törenle bizzat pâdişahın başında durarak  gerçekleştirilen Hırka-i şerif ziyâretinde tütsüler yakılmış, güzel kokular sürülmüştür.

Pâdişahın culüs merâsininde, kılıç kuşanma töreninde, Cumâ selamlığında buhurdanlar eşlik etmiş, kokular sürülmüştür.
Ud kokuları saray halkı tarafın hem tıbbi olarak hem de güzel koku olarak kullanılmıştır.

Padişahların, ulemanın, tarikat mensubları ve halkın  gasli esnasında buhurlar yakılmıştır. Ayrıca tabut taşınırken önünde buhurdanlar eşlik etmiş, defin esnasında yine buhur yakılmıştır.

Türbelerde türbedâr temizliğini yaptıktan  sonra buhur yakar Kur'an okurdu. 

Dergâha  gelen Padişah, Şeyh Efendi vs. protokol   kapıda buhurdanla karşılanıp tekrar buhurdanla uğurlanmıştır.

Cuma geceleri veya ev temizliğinden sonra güzel koku olarak buhur yakılmıştır.

Sitemizin üst kısımında bulunan ''Galeri'' bölümünde bunlarla ilgili örnek fotoğraf ve videoları görebilirsiniz



GÜNÜMÜZDE BUHUR KULLANIMI:

Harem-i Şerif ve Mescid-i Nebevî’de, devlet büyüklerinin saraylarında,  dergahlarda ve tarikat ayinlerinde, güzel koku olarak evlerde, iş yerlerinde, araç içerisinde, zihin yorgunluğunda , zihni dinlendirmek için, Rûhi bunalımlarda, evlilik gecesinde, resmi törenlerde, nazar için, Kur’an-ı Kerîm ve Delailü’l-hayrat okurken, mevlit programlarında, kandil gecelerinde, Cuma gecelerinde,  kullanılmaya devam edilmektedir.